19 Mart 2013 Salı

Mr.Gwyn'in Vazgeçişi

Alessandro Baricco sevdiğim bir yazardır. Tanışmam sinema sayesinde olmuştu. Tim Roth'un nefis oyunculuğuyla Bindokuzyüz'ü izlediğimde yazarın hayal dünyasına da hayran olmuştum. Bu filme esin kaynağı olan kitabı okumamla bu hayranlık daha da güçlenmişti. Çünkü sadece hayal dünyasının çekiciliğinden ibaret yazarlardan değildi Alessandro Baricco. Dili ve kurguyu maharetle kullanan, ekonomik bir anlatının içinde akılda kalıcı sahneler yaratamayı başaran bir ustaydı.

Baricco'nun son romanı Mr.Gwyn uzun süre elimde dolaştı durdu. Nedendir bilmem, iki üç bölüm okuduktan sonra duruyor, yeniden dönebilmek için baştan başlıyordum. Oysa abartısız söyleyebilirim daha ilk bölümünden okuru dünyasına alan kitaplardan. Bazen olur öyle; bir kitap okunmak için zamanını bekler. Ama doğru zamanda okunduğunda da bir yerleşir ki içinize; sormayın gitsin. Mr. Gwyn de öylesi kitaplardan.


Günün birinde yapmakta olduğunuz her şeyi bırakmak ister misiniz? Bu vazgeçişe, hayatta sizi var eden şeyi de ekleyecek cesaretiniz var mı? Cevaplaması zor sorular. Herkesin bir yanı yeni denizlere yelken açmak ister ama iş uygulamaya gelince, alışılmış limandan demir almak zordur. İşte Londralı yazar Mr.Gwyn, bu zorluğu hiçe sayıp, bir gün birdenbire vazgeçiyor. Bir kalemde dilip attıkları arasında yazmak da var. Aslında sanatı konusunda yenilenmenin yolu bu. Tazelenebilmek için vazgeçmeyi bilmek gerekiyor çünkü.
Alessandro Baricco’nun yeni romanı Mr.Gwyn, işte bu hikayenin peşine düşüyor. Can Yayınları’nın özenli bir çeviriyle okura ulaştırdığı kitap, hayatımızı biz mi kurguluyoruz yoksa sadece bütün bu yaşananlarda sıradan bir aktör müyüz sorusunun cevabını arıyor. Neşeli, akıcı, sürükleyici bir üslupla ve edebiyat dünyasında yerini garantileyen bir karakterin, Mr.Gwyn’in olağanüstü varlığıyla.
Aslında tavsiye sadece bu kitapla sınırlı kalmayacak. Alessandro Barrico’nun bütün kitapları için kitaplığınızda yer açmanız hiç de fena olmayacaktır.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder