Yayıncıların dilinden konuşacak olursan "teliften düşmüş" kitapların aynı zamanda okurun kafasını karıştıran kitaplar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O meşhur klasikler iyi-kötü çevirilerle, özenli-özensiz baskılarla birçok sayıda yayınevi tarafından basılır, okurun karşısına getirilir. Sonuçta olan okura olur. Kafalar karışır. Çevirisiyle, redaksiyonuyla, baskısıyla ve daha pekçok özelliğiyle alkışı hakeden yayınevlerine lafımız yok. Ama tam bu noktada okurlara bir öneri; sadece kitabın adıyla, yazarıyla ilgilenmeyin; yayınevine, çevirmenine, editörüne mutlaka bakın.
İyi okur olmanın bir adımı da, iyi kitaba doğru kaynaktan ulaşmayı öğrenmek.
Şimdi gelelim güzel kaynak önerilerinden birine. Yazarımız Stefan Zweig. Son yıllarda hep Can Yayınları baskılarını takip ediyorum. Özellikle Zweig'ın uzmanlık alanı olan biyografiler ardı ardına özenli bir şekilde yayınlandı Can Yayınları'nca. Ama benim için özellikle öne çıkan birkaç Zweig kitabından birini, Satranç'ı anmak istiyorum şimdi. Can Yayınları Ayça Sabuncuoğlu'nun özenli çevirisiyle yayımlamıştı.
Arada farklı yayınevleri de bastı Zweig kitaplarını. Satranç'la devam edelim. İş Bankası Yayınları Ahmet Cemal, Alakarga Yayınları Levent Bakaç çevirisiyle yayımlamıştı. Haziran 2012'de Turkuvaz Kitap, Esen Tezel'in harika çevirisiyle raflara çıkardı Satranç'ı.
Şimdi de bu harika uzun öyküyü Tahsin Yücel çevisiyle okumak isteyenler için Yordam Kitap'ın serisi raflarda.
Yordam Kitap Stefan Zweig'in önemli eserlerinden oluşan bir seçkiyi okurlarıyla buluştururken Behçet Necatigil, Tahsin Yücel, Salâh Birsel, Hamdi Varoğlu, Ali Avni Öneş ve Deniz Banoğlu'nun çevirilerini kullanmış. İsteyen okur daha önce okuduğu farklı çevirilerle kıyaslamalı bir okumaya da girişebilir. Dilin değişik kullanımlarını yakalamak açısından ilginç bir deneyimdir bu, tavsiye ederim.
Behçet Necatigil çevirisiyle "Korku" isimli uzun öyküyü okur okumaz, Fil Uçuşu'na bu notu düşmek istedim. Stefan Zweig edebiyatın benzersiz figürlerinden... Böylesi bir ustayı okumanın keyfine istediğiniz yayınevinin, istediğiniz çevirisyle varın; yeter ki varın.
Ama unutmayalım: Kana kana su içmek, iyi kitabın hazzıyla zihinsel doygunluk hissetmek istiyorsak, kaynakların en güzeline ulaşalım.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder