17 Mayıs 2013 Cuma

Alıntı

Alıntıları seviyoruz. Düşünceyi kısa yoldan, hem de kabul görmüş bir ismin üstünden aktarmanın yolu. Üstelik gizli bir böbürlenme de var alıntı yapanda; neler okuyorum, neler biliyorum babında. Çoğu zaman alıntıyı nasıl bir bütünden kopardığımızdan bile haberimiz olmuyor. Bir başkasının alıntıladığı cümleye köprü oluyoruz, biz de bir başkasına yolluyoruz. Böyle böyle çoğalıyor, bazen de yolda bozuluyor.

Alıntılar aktarmak, yetişkinler için kulaktan kulağa oyunu bir çeşit.

Oysa bütüne hakim olsak belki farklı bir anlam içine yerleşecek cümle. Ne fark eder? Biz aktaralım, kendimizi bir basamak üste konumlandıralım yeter. Kişiden kişiye geçerken eksilmiş olma, yanlışlarla ilerleme tehlikesi varmış. Ne fark eder? Onaylanmış bir ismin gölgesine sığınalım yeter.

Ben de seviyorum alıntıları. O "biz" öznesinin dışında değilim yani.

"Zamanımızın Kahramanı" adlı müthiş romanın yazarı Lermontov, "İki yakın dosttan biri her zaman öbürünün kölesidir," buyurmuş. Amerikan edebiyatının sırtını yaslamayı pek sevdiği Mark Twain de "Bir dostun asıl görevi sen haksız olduğun zaman yanında yer almaktır. Haklı olduğun zaman hemen herkes senin yanında yer alır," demiş. Dostlukla ilgili alıntılara, cümlelere, özlü sözlere, atasözlerine kapı açacak olursak sayfalar doldurmak mümkün. Hassas konu çünkü. Kırılmaya, kırmaya açık alan. Dinamikleri kişiden kişiye, yaştan yaşa, günden güne değişebiliyor. Ayaktayken algısı farklı düşünce farklı. Gerçek dostluk kendisini bünyelerin, zihinlerin yorgun olduğu dönemlerde gösteriyor. İyi dostları tanımanın yolu hata yapmaktan geçiyor belki de. Hatalı olunduğunda daha çok yanında olmaya cesaret edebilenlere gereksinim duyuyor insan. Belki. Belki de böyle değil.

Alıntılar yapmayı seviyoruz. Hele ki konu aşk, dostluk, ölüm gibi her an başucumuzda olan konularsa. Ama yazıktır ki, alıntıların ışığında ilerlemiyor hayat. Tıpkı dilden dile aktarılan cümlelerdeki bozulmalar gibi, bütün bu duygularla ilgili algımız da günden güne bozuluyor. Düşüncelerimizde bile yalnızlaşıyoruz.

Bildiğim şu; yazdıklarım dostumdur. İyi ya da kötü. Doğru ya da yanlış. Az ya da çok.

...ve ne zaman hata yapsam, düşsem yerlere, ayakta duramasam... bir tek onlar yanımdadır.

Sadece kendimizden alıntı yapacağımız o bitmeyen yalnızlığa selam olsun!

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder