Aynı dönemde "Pal Sokağı Çocukları"nı birden fazla kez anmam tuhaf. Öyle oluyor bazen, çocukluk çağırıyor.
Gerçi aynı durum "Günlerin Köpüğü" için de geçerli; demek ki gençlik de çağırıyor.
Çağırıyorlar çağırmasına da bu yaşımdan bir yere gideceğim yok. Ne düne ne yarına. O an nefes alıp veriyorum, hepsi bu.
Gazeteci arkadaşım Elif Tanrıyar sormuştu bir süre önce, "Hayat yolculuğunda yanında olan kitaplardan birkaçını söylesene", demişti. İki satırlık bilgiler eşliğinde bir liste yolladım, bazı kitaplarda kesişme yaşadığımızı söyledi. "Hangi kitaplar?" demedim.
Sizin hayat yolculuğunuzda yanınızda dolaşan kitaplarla çakışmalar varsa söyleyin ama. Ben sormadan söyleyin. Soracak hali olmuyor insanın çoğu zaman, öylesine nefes alıp veriyor.
Gerçi aynı durum "Günlerin Köpüğü" için de geçerli; demek ki gençlik de çağırıyor.
Çağırıyorlar çağırmasına da bu yaşımdan bir yere gideceğim yok. Ne düne ne yarına. O an nefes alıp veriyorum, hepsi bu.
Gazeteci arkadaşım Elif Tanrıyar sormuştu bir süre önce, "Hayat yolculuğunda yanında olan kitaplardan birkaçını söylesene", demişti. İki satırlık bilgiler eşliğinde bir liste yolladım, bazı kitaplarda kesişme yaşadığımızı söyledi. "Hangi kitaplar?" demedim.
Sizin hayat yolculuğunuzda yanınızda dolaşan kitaplarla çakışmalar varsa söyleyin ama. Ben sormadan söyleyin. Soracak hali olmuyor insanın çoğu zaman, öylesine nefes alıp veriyor.
1. Pal Sokağı Çocukları – Ferenc Molnar
Bu kitabı bir kere okuyan ya da Zoltan Fabri uyarlaması filmini bir kez izleyen, dünya tarihindeki bütün o anlamsız savaşların ortasında bir yerde Nemeçek’i görür mutlaka. Savaşın kurbanı bütün masumların o unutulmaz yüzü Nemeçek’i hafızasına kazımaya cesareti olanlara.
Bu kitabı bir kere okuyan ya da Zoltan Fabri uyarlaması filmini bir kez izleyen, dünya tarihindeki bütün o anlamsız savaşların ortasında bir yerde Nemeçek’i görür mutlaka. Savaşın kurbanı bütün masumların o unutulmaz yüzü Nemeçek’i hafızasına kazımaya cesareti olanlara.
2. Günlerin Köpüğü – Boris Vian
Kitabın ilk sayfasına tarih atmışım: 18 Ocak 1984. Demek ki, on altı yaşıma girmeme az bir zaman kala aşık olmuşum Chloe’ye. Evet; itiraf ediyorum: Boris Vian’ın iki günde yazdığı bu romanı okuduğumda Chloé’ye aşık oldum. Chloé öldüğünde, benim için aşk da öldü.
Kitabın ilk sayfasına tarih atmışım: 18 Ocak 1984. Demek ki, on altı yaşıma girmeme az bir zaman kala aşık olmuşum Chloe’ye. Evet; itiraf ediyorum: Boris Vian’ın iki günde yazdığı bu romanı okuduğumda Chloé’ye aşık oldum. Chloé öldüğünde, benim için aşk da öldü.
3. Aylak Adam – Yusuf Atılgan
Kaç kere okudum, bilmiyorum. Her okuduğumda farklı renkli kalemlerle, farklı yerlerin altını çizmişim. Her okuyuşumda şu soruyu sordum kendime: “Yahu ben, bir önceki okumada, bu satırın altını niye çizmişim acaba?” Bitmeyen bir okuma deneyimi başka nasıl tanımlanır ki?
Kaç kere okudum, bilmiyorum. Her okuduğumda farklı renkli kalemlerle, farklı yerlerin altını çizmişim. Her okuyuşumda şu soruyu sordum kendime: “Yahu ben, bir önceki okumada, bu satırın altını niye çizmişim acaba?” Bitmeyen bir okuma deneyimi başka nasıl tanımlanır ki?
4. Lolita – Vladimir Nabokov
Hata bende; kitabı okumadan sinema uyarlamalarını izlemiştim. Hayranı olduğum Kubrick usta bile kusura bakmasın; kim gerçek anlamda vücuda getirebilir ki “hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi” Lolita’yı. Lo-li-ta: “Sayfa doluncaya kadar diz bu adı dizgici!”
Hata bende; kitabı okumadan sinema uyarlamalarını izlemiştim. Hayranı olduğum Kubrick usta bile kusura bakmasın; kim gerçek anlamda vücuda getirebilir ki “hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi” Lolita’yı. Lo-li-ta: “Sayfa doluncaya kadar diz bu adı dizgici!”
5. Yeni Hayat – Orhan Pamuk
Askerliğimi yaparken okumuştum. Koğuşun gece karanlığında, battaniyenin altında şapkama lastikle tutturduğum bir fener düzeneği sayesinde… Ağzımda bir karamela tadıyla nice yollardan geçtim sayfalar boyunca. Küflü bir battaniye kokusudur bu kitap benim için.
Askerliğimi yaparken okumuştum. Koğuşun gece karanlığında, battaniyenin altında şapkama lastikle tutturduğum bir fener düzeneği sayesinde… Ağzımda bir karamela tadıyla nice yollardan geçtim sayfalar boyunca. Küflü bir battaniye kokusudur bu kitap benim için.
6. Yabancı – Albert Camus
Kitabı okuduğum günler boyunca karşımdaki panoda o meşhur fotoğrafı vardı Camus’nün. Yakaları kalkık pardösüsü ve ağzında sigarası. Kitaptan söz etmeye gerek var mı? En kısa zamanda bir daha okumalı; fonda Robert Smith “Killing An Arab” derken…
Kitabı okuduğum günler boyunca karşımdaki panoda o meşhur fotoğrafı vardı Camus’nün. Yakaları kalkık pardösüsü ve ağzında sigarası. Kitaptan söz etmeye gerek var mı? En kısa zamanda bir daha okumalı; fonda Robert Smith “Killing An Arab” derken…
7. Alef – Jorge Luis Borges
Listeleri bu yüzden sevmem; bir kitap ya da bir öykü adı vermeniz gerekir. Sonra kaçamak yollara başvurursunuz, kendinizi temize çekmek için. “Alef dedim ama aslında bütün kitapları demeliydim,” diyerek sıyrılmaya çalışırsınız Borges labirentinden. İkiyüzlüdür listeler ve benim listelerimin bir yüzünde hep Borges vardır.
Listeleri bu yüzden sevmem; bir kitap ya da bir öykü adı vermeniz gerekir. Sonra kaçamak yollara başvurursunuz, kendinizi temize çekmek için. “Alef dedim ama aslında bütün kitapları demeliydim,” diyerek sıyrılmaya çalışırsınız Borges labirentinden. İkiyüzlüdür listeler ve benim listelerimin bir yüzünde hep Borges vardır.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder