26 Ekim 2013. İstiklal Caddesi'nin en şık ve iyi kitapçılarından birindeyim. Robinson Crusoe 389.
Hem Aile Çay Bahçesi'nin ilk imza günü, hem de yalnız bırakmayıp gelebilen dostlarla buluşma. Bir süredir ekonomik sıkıntılarla, piyasanın vahşetiyle ve özellikle kira meselesiyle uğraşıp ayakta durmaya çalışan Robinson'a destek aynı zamanda. İmza günü süresince kitapçıya girip çıkanların, bu meseleye sahipleneceğine, sadece imza günleri dışında da kitapçısını yalnız bırakmayacağına duyulan inanç. Beyoğlu'nda kiralar için böylesi "emsal bedeller" gösterildikçe, arkasında büyük sermaye grupları, çok uluslu şirketler ya da karanlık bir para durmadıkça, kendi yağıyla kavrulmaya çalışan ve tüketimi daha sınırlı işler yapan dükkanların ayakta durması çok zor. Hele bir de kitaptan söz ediyorsak. Kitapçılar artık sadece az önce saydıklarımla değil, bir de büyük zincirlerle mücadele etmek zorunda. O zorlu mücadeleye bir de şehir merkezinde yer almanın ekonomik zorlukları binince, vay hallerine.
Dönüşüyor kentlerimiz; mis gibi AVM'lerle coşmak varken, merkez bölgeler kitapçılara falan bırakılacak değil. Aman ses çıkarmayalım; kentsel dönüşüm davullarının tokmakları başımıza iner.
Neyse, biz yine düne gidelim: İmza günü neşeli, dostça ve bol sohbetli geçti. Gelebilen herkese teşekkür ederim. Arada duygusal anlar da oldu, gülmekten gözden yaşlar geldiği anlar da.
Robinson Crusoe 389 ile ilgili yeni haberler de olacak yakında. Güzel haberler. Siz bu arada, sık sık gitmeyi, kitap almayı ve kasaya yanaşıp RobKart uygulaması hakkında bilgi almayı unutmayın lütfen.
İmza Günü'nden bir kare. Arkadaşım Zeynep'in kızı Ece, annesi için kitap imzalatıyor.
Hem Aile Çay Bahçesi'nin ilk imza günü, hem de yalnız bırakmayıp gelebilen dostlarla buluşma. Bir süredir ekonomik sıkıntılarla, piyasanın vahşetiyle ve özellikle kira meselesiyle uğraşıp ayakta durmaya çalışan Robinson'a destek aynı zamanda. İmza günü süresince kitapçıya girip çıkanların, bu meseleye sahipleneceğine, sadece imza günleri dışında da kitapçısını yalnız bırakmayacağına duyulan inanç. Beyoğlu'nda kiralar için böylesi "emsal bedeller" gösterildikçe, arkasında büyük sermaye grupları, çok uluslu şirketler ya da karanlık bir para durmadıkça, kendi yağıyla kavrulmaya çalışan ve tüketimi daha sınırlı işler yapan dükkanların ayakta durması çok zor. Hele bir de kitaptan söz ediyorsak. Kitapçılar artık sadece az önce saydıklarımla değil, bir de büyük zincirlerle mücadele etmek zorunda. O zorlu mücadeleye bir de şehir merkezinde yer almanın ekonomik zorlukları binince, vay hallerine.
Dönüşüyor kentlerimiz; mis gibi AVM'lerle coşmak varken, merkez bölgeler kitapçılara falan bırakılacak değil. Aman ses çıkarmayalım; kentsel dönüşüm davullarının tokmakları başımıza iner.
Neyse, biz yine düne gidelim: İmza günü neşeli, dostça ve bol sohbetli geçti. Gelebilen herkese teşekkür ederim. Arada duygusal anlar da oldu, gülmekten gözden yaşlar geldiği anlar da.
Robinson Crusoe 389 ile ilgili yeni haberler de olacak yakında. Güzel haberler. Siz bu arada, sık sık gitmeyi, kitap almayı ve kasaya yanaşıp RobKart uygulaması hakkında bilgi almayı unutmayın lütfen.
İmza Günü'nden bir kare. Arkadaşım Zeynep'in kızı Ece, annesi için kitap imzalatıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder